MKT Makina'dan Entegre Havacılığa Dev Yatırım: 25 Milyon Dolar!
HASAN COŞKUN / SAKARYA
Sakarya merkezli MKT Makina, sivil havacılık ve savunma sanayindeki yüksek hassasiyetli üretim yeteneklerini yeni yatırımlarla bir üst düzeye taşımayı planlıyor. Sakarya'nın genç sanayicilerinden Yunus Emre Madak'ın liderliğinde büyüme hedefleyen bu şirket, yalnızca üretim kapasitesini arttırmakla kalmayacak; alüminyum dövme, ısıl işlem ve kompozit üretim süreçlerini tek bir çatı altında birleştirerek Türkiye’nin uluslararası arenadaki entegre havacılık üreticileri arasında yer almayı hedefliyor.
2007 yılında kurulan MKT Makina, hassas talaşlı imalat, fikstür, aparat, kalıp ve kalite kontrol mastarları üreterek başladığı yolculuğunu, bugün sivil havacılık ve savunma sanayisinin yüksek kalite taleplerini karşılayan uluslararası standartlarda üretim gerçekleştiren bir yapıya dönüşmüş durumda. 2012 yılından bu yana Türk Kabin İçi Sistemleri (TCI) başta olmak üzere uluslararası havacılık projelerinde görev alan MKT, günümüzde uçak kabin sistemlerinde kullanılan yüksek hassasiyetli yapısal parçaların üretiminde uzmanlaşmış bir konuma gelmiştir.
MKT Makina Genel Müdürü ve ortağı Yunus Emre Madak, firma büyüme stratejisinin yalnızca kapasite artışına odaklanmadığını, kısa vadeli büyüme yerine gelecek nesillere değer katacak yatırımları tercih ettiklerini vurguladı. Gerçekleştirdikleri yatırımların mevcut siparişleri karşılamaktan ziyade, önümüzdeki 20 yılın havacılık projelerinde yer alma hedefine yönelik mühendislik, üretim ve süreç yönetimini tek çatı altında buluşturup, müşterilerine yüksek katma değer sunan bir yapı oluşturmak amacıyla planlandığını ifade etti.
Havacılık Alanında Kazanılan Kalite Tecrübesi Savunma Sanayisine Aktarılacak
Madak, uzun yıllar boyunca sivil havacılıkta edindikleri mühendislik ve üretim deneyimlerini savunma sanayisine başarıyla entegrasyon sağladıklarını belirterek, “Bugün ulaşmış olduğumuz üretim kapasitesi sayesinde uluslararası havacılık tedarik zincirinde güvenilir bir üretici olarak konumlanıyoruz. MKT Makina’yı yalnızca üretim yapan bir firma olarak değil; ürün geliştirme süreçlerinden seri üretime kadar müşterilerinin yanında olan stratejik bir çözüm ortağı olarak tanımlıyoruz. Havacılık üretimi sadece talaşlı imalat yapmakla sınırlı değildir. Süreç yönetimi, tam izlenebilirlik, kalite kültürü ve mühendislik disiplini bir arada yürütülmelidir. Tüm yatırımlarımızı bu anlayış üzerine inşa ediyoruz.” dedi.
Havacılık sektöründe sürdürülebilir başarının temel taşının kalite sistemleri olduğunu belirten Madak, MKT Makina’nın AS9100 kalite yönetim sistemi çerçevesinde gerçekleştirilen son genel denetimini başarıyla tamamladığını söyledi. Ayrıca, şirketin Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yürütülen EYDEP Programı kapsamında B Seviye sertifikasına sahip olduğunu ifade eden Madak, önümüzdeki yıl EYDEP A seviyesine ulaşarak daha yüksek teknoloji gerektiren savunma sanayi projelerinde stratejik ortak olma hedefinde olduklarını bildirdi.
25 Milyon Dolarlık Vizyonun İlk Adımları Atılıyor
Yeni yatırımlarla üretim altyapısına yepyeni kabiliyetler kazandıracaklarını belirten Madak, “Yeni tesisimizle alüminyum dövme, ısıl işlem ve ardından kompozit üretimi gibi kritik süreçleri kendi bünyemizde gerçekleştireceğiz. Böylece dışa bağımlılığı azaltacak, kalite kontrolumuzu güçlendirerek teslim sürelerini kısaltacak ve müşterilerimize daha entegre çözümler sunabileceğiz. Alüminyum dövme tesisi için yaptığımız 5 milyon dolarlık yatırım, şirketimiz için önemli bir aşama. Bu süreçte ısıl işlem altyapısını da devreye alacağız. Şu anda yaklaşık 600 ton alüminyum kullanarak gerçekleştirilen üretimi, dövme teknolojisi sayesinde 350 ton seviyesine çekebileceğiz. Bu dönüşüm yalnızca maliyet avantajı getirmekle kalmayacak; aynı zamanda hammadde verimliliğini artıracak, ithal alüminyum gereksinimini azaltacak ve sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturacaktır. Bu yatırım, uzun vadeli büyüme stratejimizin ilk adımıdır. Önümüzdeki beş yıl içinde toplamda 25 milyon dolarlık yatırım hedefliyoruz. Amacımız sadece makine parkurumuzu büyütmek değil; teknoloji geliştiren, yüksek mühendislik kabiliyeti taşıyan, ihracata odaklanan ve yüksek katma değer üreten bir üretim ekosistemi oluşturmaktır.” şeklinde konuştu.
Dünya Havacılık Sanayisinin Güven Duyduğu Bir Türk Markası Yaratılıyor
Yıllık gelirlerinin önemli bir kısmını Ar-Ge çalışmalarına ayırmayı amaçladıklarını belirten Madak, değerli üretimin temelinde teknoloji yatırımlarının olduğunu vurguladı.
Madak, ülkeye teknoloji kazandırmanın aynı zamanda ulusal bir sorumluluk olduğuna inandıklarını da belirterek, “Kompozit üretimi, önümüzdeki dönemde büyüme stratejimizin önemli alanlarından biri olacak. Havacılıkta her kilogram büyük bir öneme sahip. Daha hafif, daha dayanıklı ve verimli malzemeler, geleceğin üretim anlayışını belirleyecek. Uzun vadede hedefimiz üretim kapasitesini artırmanın ötesine geçmek. Yüksek mühendislik gerektiren kritik havacılık sistemlerine yönelik yeteneklerimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Türkiye’nin yalnızca üretim yapan değil; aynı zamanda mühendislik geliştiren, teknoloji üreten ve kritik bileşenler geliştiren bir ülke olması gerekliliğine inanıyoruz. Türkiye’nin havacılıkta küresel düzeyde rekabet edebilmesi için yalnızca üretim kapasitesini artırmamalı; mühendislik, malzeme teknolojileri ve ileri üretim yeteneklerini de geliştirmelidir. Biz MKT Makina olarak yatırımlarımızı bu anlayışla planlayarak, gelecekteki havacılık projelerinde Türkiye’nin daha güçlü bir aktör olmasını sağlamak için çalışıyoruz. Hedefimiz sadece daha büyük bir şirket olmak değil; Türkiye merkezli, dünya havacılık sanayisinin güvendiği ve tercih ettiği stratejik bir üretim markası yaratmaktır.” ifadelerini kullandı.