Elazığ Haber Ajansı

Maaş Düşüşü Davasında Yargıtay'dan Dikkat Çeken 'Dürüstlük' Kararı!

Maaşında bir azalmaya onay veren işçi, iş sözleşmesi sona erdiğinde 'eksik ödeme' iddiasıyla mahkemeye başvurdu. İşçi aleyhine verilen karara son noktayı koyan Yargıtay, yazılı onayı bulunan işçinin, fesih sonrası itirazda bulunmasını 'dürüstlük kurallarına aykırı' buldu ve kararı iptal etti.

EKONOMİK SIKINTILAR MAAŞ İNDİRİMİNİ DOĞURDU

Bursa ilinde meydana gelen bir olayda, mali sıkıntıya giren bir inşaat firması, iş sözleşmelerini sona erdirmek yerine çalışanlarına maaşlarını düşürmeyi önerdi. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi gereği çalışma koşullarında önemli değişiklikler yapılacağına dair yazılı notu alan bir işçi, aynı gün el yazısıyla onay verdiğini ifade ederek belgeyi imzaladı ve işe devam etti.

İŞTEN ÇIKTIKTAN SONRA MAHKEME YOLUNA BAŞVURDU

İş sözleşmesinin sona ermesinin ardından, işçi İş Mahkemesi'ne başvurarak ücretinin düşük gösterildiğini ve fazla mesai alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı talep etti. Davalı şirket ise işçinin isteği dışında işe gelmediğini ve bu nedenle tazminat hakkı olamayacağını iddia etti. Ancak İş Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), işçiyi haklı buldu.

YARGITAY İŞVERENİ HAKLI BULDU: DÜRÜSTLÜK KURALLARINA AYKIRI

İşverenin temyiz başvurusunu inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay’ın kararında, işçinin değiştirilmiş olan çalışma koşullarına önceden gönüllü bir şekilde onay verdiğine ve fesih sonrası baskı ya da yanıltma (irade fesadı) iddiasıyla eksik maaş talep etmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğuna dikkat çekildi. İrade fesadı iddiasının da kanıtlanamadığı belirtilerek, işçinin imzaladığı onay belgesinin geçerliliğine vurgu yapıldı.