Elazığ Haber Ajansı

Kuru Üzümde Beklenmedik Fırsat! Verim Yüksek, Fiyatlar Düşük!

VEYSEL AĞDAR

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), kuru üzüm üreticilerinin merakla beklediği alım fiyatlarını geçtiğimiz hafta duyurdu. TMO, 10 numara çekirdeksiz kuru üzüm için kilogram başına 100 lira, 9 numara için 95 lira, 8 numara için 90 lira ve 7 numara için ise 85 lira belirledi. TMO’nun açıkladığı 10 numara üzüm fiyatı, geçen hafta tüm ürün gruplarında 80 lira avans fiyatı açıklayan TARİŞ’in fiyatının kağıt üzerinde yüzde 25 üzerinde görünmekte. Üretici temsilcilerine göre, bu yıl 9-10 kalitede ürün bulmak neredeyse imkansız. Ayrıca, rekoltenin yüzde 80-90’ının düşük kalitede olması dolayısıyla çiftçilerin bu fiyatlardan yararlanması güç. Serbest piyasada kuru üzüm fiyatları 60-70 lira civarında seyrederken, üreticilerin bu yıl hedefledikleri 150 liralık beklenti TMO ve TARİŞ tarafından karşılanmadı.

“15-20 lira ek prim verilmesi gerekiyor”

Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, EKONOMİ’ye yapmış olduğu değerlendirmede, Manisa ve çevresinde bu yıl yüksek rekolte beklediklerini, ancak ürün kalitesinin beklentilerin altında olduğunu ifade etti. Yalvaç, bölgelerinde yaklaşık 300 bin ton rekolte öngördüklerini belirterek, yüksek rekolte nedeniyle asmaların üzüm tanelerini yeterince büyütemediğini, sıcak hava ve hızlı kuruma nedeniyle tanelerin küçük kaldığını, bu durumun şeker oranını da olumsuz etkilediğini dile getirdi. Yalvaç, “Bizde 10 numara, 9 numara üzüm yok. Üzümlerin çoğunluğu 7-7,5 ile 8 numara arasında. Bu nedenle TMO’nun açıkladığı 100 liralık 10 numara fiyatı, üreticilerin büyük bir kesimi açısından yüzeysel kalmaktadır” dedi.

Üreticinin eline geçecek fiyatın kilogram başına 70-80 lira civarında olabileceğini kaydeden Yalvaç, TMO ve TARİŞ eksperlerinin ürünleri değerlendirirken bu yılın yüksek rekolte ve düşük kalite koşullarını göz önünde bulundurmaları gerektiğini vurguladı. Üreticinin sürdürülebilir bir şekilde bağcılığa devam edebilmesi için açıklanan alım fiyatlarının yetersiz olduğunu öne süren Yalvaç, devletin üreticilerin ürünlerini Toprak Mahsulleri Ofisi'ne, TARİŞ’e, işletmelere veya tüccarlara satıp satmadığına bakmaksızın kilogram başına en az 15-20 lira prim vermesi gerektiğini söyledi.

Yalvaç, “Aksi takdirde sürdürülebilirlik, bağcılık ve çiftçilik açsından ciddi bir zorlukla karşı karşıya kalacağımızı belirtmek isterim” değerlendirmesinde bulundu.

Üreticinin maliyetleri dünya standartlarını aşıyor

Kuru üzüm üretiminde yaşanan temel sorunun yalnızca alım fiyatı olmadığını belirten Yalvaç, Türkiye’nin dünya pazarındaki rekabet gücünü koruyabilmesi için üretim maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye, başta İran, Mısır, Hindistan, Özbekistan ve Azerbaycan olmak üzere birçok üretici ülkeyle rekabet içerisinde olduğunu dile getiren Yalvaç, Türk üzümünün kalite anlamında rakiplerinden daha üstün olduğunu, ancak maliyet farkının ihracatta Türkiye’nin aleyhine etki yarattığını ifade etti.

Yalvaç, Türkiye’de üzüm üretim maliyetinin yaklaşık 2 bin 800 dolara ulaştığını, rakip ülkelerin ise ürünü 1.750-1.850 dolar seviyelerinde ürettiğini belirtti. "Giderlerimiz oldukça yüksek. İşçi maliyetlerimiz fazla ve kullandığımız gübre ile bakırın fiyatı oldukça yüksek” dedi. Yalvaç, “Türk üzümü rakiplerinden çok daha kalitelidir. Eğer aradaki fark 100-200-300 dolar seviyesinde olsaydı, Amerika’nın, Japonya’nın, İngiltere’nin ve Avrupa’nın Türk üzümünü kalite sebebiyle tercih edeceğine inanıyorum. Ancak maliyet farkı çok fazla olunca diğer ülkeler daha ucuz malı tercih etmek zorunda kalıyor. İhracatın sürdürülebilirliği için üzüm çiftçisinin desteklenmesi şart” şeklinde konuştu.