Elazığ Haber Ajansı

Hedef Portföy'den Vahap Taştan: SPK Beklentileri Gerçekleşti, Serbest Fon Sayısında Düşüş Olabilir!

Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 28 Ağustos tarihli duyurusuyla Yatırım Fonları ile ilgili uzun zamandır beklenen yeni düzenlemenin yayınlandığı bildirildi. Hedef Portföy Araştırma Müdür Yardımcısı Dr. Vahap Taştan, bu düzenlemeyle daha önce MSCI ve ardından FTSE Russell tarafından yapılan önemli uyarılara dair belirsizliklerin büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını ifade etti.

Dr. Taştan, bu yeniliğin sadece yabancı kurumsal yatırımcıları değil, yerli yatırımcılar ile kurumların beklentilerini de yerine getirdiğini belirterek, özellikle serbest fonlara getirilen kısıtlamaların dikkat çektiğini vurguladı.

Portföy Yönetim Şirketleri’ne yönelik serbest fonların sayısına getirilen sınırlamayı, dolaylı olarak serbest fonların sayısını azaltabilecek bir adım olarak değerlendiren Taştan, “Yeterli sayıda portföy yöneticisi bulunması halinde bu mümkün ancak serbest fonlara dair diğer düzenlemelerle birleştirildiğinde, fon sayısında bir azalma olabileceğini düşünüyorum” dedi.

Dr. Taştan, SPK’nın yeni düzenlemeye uyum konusunda tanıdığı sürenin oldukça geniş olduğuna da dikkat çekti.

PYŞ’ler için minimum ödenmiş sermaye şartı

Yeni düzenleme ile PYŞ Tebliği’nde ödenmiş sermaye şartlarında bir güncelleme yapıldı. Buna göre geniş yetkilere sahip portföy yönetim şirketleri için gereken ödenmiş sermaye tutarı 500 milyon TL, sınırlı faaliyet gösterenler için ise 250 milyon TL olarak belirlendi.

Dr. Taştan, bu düzenlemeyi Portföy Yönetim Şirketleri’nin sermayesinin güçlendirilmesi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.

Taştan, “Türkiye’nin geçmiş bankacılık deneyimleri, aracı kurumlara uygulanan asgari ödenmiş sermaye şartlarının PYŞ’ler için de hayata geçirilmesini ve asgari miktarın artırılmasını olumlu buluyorum. Bu yeni sermaye şartı, portföy yönetim şirketlerinin mali yapılarının güçlendirilmesi açısından kritik bir rol oynuyor” şeklinde konuştu.

Serbest fonlarda %20'lik yoğunlaşma limiti

Dr. Taştan’ın dikkatini çeken bir başka önemli değişiklik, serbest fonlara getirilen portföy yoğunlaşması kısıtlaması oldu.

Yeni düzenlemede, “Bir serbest fonun, fon portföy değerinin %5'ini aşan sermaye piyasası araçlarının toplam değeri, fon portföy değerinin %20’sini geçemez” ifadesi yer alıyor.

Dr. Taştan, bu düzenlemenin fonlarda yoğunlaşmayı önlemeyi amaçladığını ve yönetsel hakimiyeti olan sermaye piyasası araçlarına ilişkin olarak fon portföy değerinin %20’sinin geçilemeyeceğini aktardı.

Ancak Taştan’a göre burada %20'lik sınıra göre daha önemli bir ayrıntı bulunuyor. Bu sınırın uygulamada daha da aşağı çekilebilme olasılığına dikkat çeken Taştan, bunun sebeplerinden birinin fiili dolaşım pay oranına dayalı sahiplik kısıtlaması olduğunu belirtti.

Taştan, bu düzenlemenin bir şirketin halka açıklık oranının, o şirketin hisselerinin bir serbest fonun portföyünde ne kadar yer alabileceğini sınırladığı anlamına geldiğini ifade etti.

Halka açıklık oranına dayalı sahiplik limitleri

Yeni düzenlemeye göre bir serbest fon;

Fiili dolaşımdaki pay oranı %25'in altında olan ihraççıların paylarının fiili dolaşım oranının %8'inden fazlasına,

Fiili dolaşımdaki pay oranı %25 ile %50 arasında olan ihraççıların paylarının fiili dolaşım oranının %6'sından fazlasına,

Fiili dolaşımdaki pay oranı %50 ile %75 arasında olan ihraççıların paylarının fiili dolaşım oranının %4'ünden fazlasına,

Fiili dolaşımdaki pay oranı %75'ten fazla olan ihraççıların paylarının fiili dolaşım oranının %2'sinden fazlasına yatırım yapamayacak.

Dr. Taştan, bu sınırlamanın etkisini halka açıklık oranı %10 olan bir şirket üzerinden örnekleyerek açıkça ortaya koydu.

“Halka açıklık oranı %10 olan bir şirketin hisselerinin en fazla %0.8'inin bir serbest fon tarafından satın alınabileceğini” ifade eden Taştan, bu kısıtlamanın daha önce belirtilen %20'lik sınırdan daha kısıtlayıcı olduğunu kaydetti.

Birden fazla serbest fon için oran iki katına çıkıyor

Dr. Taştan, düzenleme çerçevesinde dikkat çeken bir esnekliğin, birden fazla serbest fon bulunduğunda ortaya çıktığını belirtti.

Bu yeni düzenlemeye göre, birden fazla serbest fonun varlığı durumunda kısıtlamaların iki katına çıkarılması mümkün. Taştan, “Dolayısıyla, iki veya daha fazla serbest fon için %10 halka açıklık oranında %1.6'ya kadar sahiplik imkanı sunuluyor” değerlendirmesinde bulundu.

Bu nedenle fiili dolaşım oranına dayalı sahiplik sınırlarının, özellikle halka açıklık oranı düşük olan şirketlerde serbest fonların alabileceği pozisyon büyüklüğü üzerinde önemli bir etki yaratabileceğine işaret etti.

Limitleri aşan pozisyonlar üç ay içerisinde indirilecek

Yeni sahiplik kurallarına uyumun kademeli bir şekilde gerçekleştirileceğini belirten Taştan, kısıtlamayı aşan pozisyonların 31 Ekim, 30 Kasım ve 31 Aralık 2026 tarihlerine kadar eşit parçalarla azaltılacağını ifade etti.

Bu çerçevede serbest fonlar, belirlenen limitlerin üzerinde kalan pozisyonlarını ekim, kasım ve aralık aylarında azaltma yoluna gidecek. Taştan’a göre, bu süreçte sınırı aşan kısımların en az üçte biri her ay küçültülecek.

Taştan, durumu 30 milyon adet hisse üzerinden şu şekilde örneklendirdi:

“Eğer limit 30 milyon adet pay ile aşılmışsa, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında en az 10’ar milyon hisse düşüşü sağlanacak” dedi.

Dr. Taştan, serbest fonlara getirilen yeni kısıtlamalar, PYŞ sermaye şartlarındaki değişiklikler ve sahiplik limitlerinin birlikte değerlendirildiğinde, düzenlemenin serbest fon piyasasının yapısını etkileyebileceğini vurguladı.