18 Eylül 2026 Cuma

Hal Yasası ile Dijital Takip Sistemi: Yeni Çözüm Yöntemleri!

VEYSEL AĞDAR

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yaş sebze ve meyve ticaretinde fiyatları manipüle ederek haksız kazanç elde ettikleri iddiasıyla büyük dağıtıcı firmalara yönelik başlattığı soruşturmanın sonuçlarını tartışmaya açtı. Konuyla ilgili olarak EKONOMİ’ye açıklamalarda bulunan Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü, bu soruşturmanın yalnızca vergi ve muhasebe açılarından değil, üreticiden son tüketiciye kadar uzanan fiyat zinciri bağlamında da irdelenmesi gerektiğini vurguladı. Güllü, birçok aracının her satışta fiyatı artırmasının, piyasanın daha sağlıklı çalışması için dijital takip sistemi ve Hal Yasası'nın bir an önce devreye girmesi gerektiğini ifade etti.

“Tüketiciye yansıyabilir”

Güllü, soruşturmayla ilgili medyada yer alan bazı üreticilerin gerçek satış fiyatları ile makbuzlarda yer alan fiyatlar arasında önemli farklar olduğuna dair örnekler sundu. Güllü, meselenin sadece “Kim ne kadar kazandı?” sorusuyla sınırlı kalmaması gerektiğini; maliyet ve fiyat belirleme süreçlerinin yükünün kimin üzerinde olduğunu da gösterecek şekilde ele alınması gerektiğini belirtti.

Sahte ya da gerçek dışı müstahsil makbuzu düzenlenmesinin, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmediğini söyleyen Güllü, bu tür uygulamaların soruşturma sonucunda aslına çıkması durumunda ürün maliyetleri ve gerçek fiyat oluşumları hakkında yanıltıcı bir ekonomik yapı ortaya çıkıp çıkmayacağının değerlendirilmesinin de önemli olduğunu belirtti. "Maliyet arttı" gerekçesiyle tüketiciden talep edilen bedelin gerçekten var olan bir maliyeti yansıtıp yansıtmadığı da incelenmelidir" şeklinde görüş belirtti. Soruşturma çerçevesinde elde edilen 1.029 çiftçinin beyanının, dikkate değer bir veri seti olduğuna dikkat çekti. Gerçek fiyat izinin sürülebilmesi için, ürünün kaynağı, satış fiyatı, kimlere ve ne sıklıkla geçtiği ile tüketiciye hangi fiyatla ulaştığı konularında tüm detayların net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini vurguladı.

Hal Kayıt Sistemi ve Çiftçi Kayıt Sistemi verilerinin incelenmesinin de büyük bir önem taşıdığının altını çizen Güllü, 1.029 çiftçinin beyanının yalnızca soruşturma dosyasında kalmaması gerektiğini ifade etti. Güllü, ÇKS'deki üretim miktarı ile Hal Kayıt Sistemi'ndeki satış kayıtlarının, müstahsil makbuzu, e-müstahsil makbuzu, sevk irsaliyesi, fatura, hal giriş-çıkış fiyatları gibi bilgilerle otomatik olarak karşılaştırılmasının önemine vurgu yaptı. TÜKONFED olarak, üreticiden tüketiciye uzanan sürecin her aşamasındaki fiyat değişiklikleri ve aracılarının izlenmesini hedefleyen dijital bir sistem kurulmasını önerdiklerini belirtti.

"Hal Yasası'nın bir an önce hayata geçirilmesi gerekli"

Güllü, yaş sebze ve meyve pazarında üreticiden tüketiciye kadar uzanan zincirde bazı ürünlerde fiyatların yüksek oranlarda artış gösterdiğine dikkat çekti. Birçok aracının her el değişimiyle fiyatı artırmasının, piyasanın sağlıklı işleyişi açısından sorgulanması gerektiğini kaydetti. Türkiye'de Hal Kayıt Sistemi ve Çiftçi Kayıt Sistemi gibi önemli veri altyapısının mevcut olduğunu; ancak üreticiden tüketiciye kadar tüm sürecin tek bir sistem üzerinden izlenemediğini belirtti. Bu nedenle dijital takip sisteminin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Tarladan markete kadar uzanan zincirdeki her aracının "fiyatın sorumlusudur" diye damgalanmasının adil olmayacağını ifade eden Güllü, ancak ürüne gerçek bir ekonomik değer katmaksızın sadece el değiştirerek fiyatları artıran ve piyasa gücünü suistimal eden yapının denetlenmesi gerektiğini belirtti. Yeni sistemde yalnızca "Ne kadar aracısı var?" sorusunun değil, "Bu aracılık ne tür bir maliyet oluşturuyor ve ürüne ne kadar değer katıyor?" sorusunun da sorulması gerektiğini belirten Güllü, Hal Yasası'nın da gecikmeden hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti.