Girne Açıklarında Alabora Olan Geminin Son Görüntüleri! Kaptan için Çarpıcı Uyarı!
30 Ağustos 2026 tarihinde, Girne'den Mersin'in Taşucu Limanı'na doğru hareket eden bir katamaran tipi Türk yolcu gemisi, kısa bir süre içinde devrilme tehlikesiyle karşılaştı. Olay anında gemide mürettebat dahil toplamda 267 yolcu bulundu. Kazanın sonucunda 8 kişi hayatını kaybederken, 241 yolcunun kurtarıldığı ve 18 yolcunun kaybolduğu bilgisi geldi.
Gemi Suyun İçine Girmeden Önceki Anlar
Gemi alabora olmadan önce, yolcular tarafından kaydedilen cep telefonlarıyla, geminin su almaya başladığı anlar belgelendi. O anlarda yolcuların "Kaptana söyleyin, gemi geri dönsün. Burada 200 kişi var, gemi su alıyor!" şeklinde endişeli sesleri yükseldi.
‘Üçüncü çarpmada su fışkırdı’
Gemiden sağ kurtulan Serkan Kunduracı, olayın detaylarını şu şekilde anlattı:
“Gemide saat 12 civarıydı. Gemiyi bindiğimizde hiç bir sorun yoktu. Denizin kötü olduğunu fark etmemiştik. Geminin hareket etmesiyle birlikte, Mersin'e dönüş yaparken sallanmaya başladı. Geminin altından gelen yüksek bir ses duydum; deniz gemiye vuruyordu. İnsanlar panik içinde bağırmaya başladılar. 'Durdurun gemiyi, geri dönmek istiyoruz!' diyorlardı. İlk sarsıntı yaşandı ama daha sonra çok daha güçlüsü geldi. İkinci sarsıntıda yerden su fışkırmaya başladı. O süreçte yolcular bir hayli rahatsızlık yaşadı. Bir hanım, 'Ben geri dönmek istiyorum' diye bağırıyordu. Sonrasında birisi, durumu bildiren sesleri yükseltti. Üçüncü çarpmada su fışkırdı ve bu esnada personeli çağırdık. Personel, sızıntının sebebinin conta gevşemesi olduğunu bildirdi ama sarsıntı devam ediyordu ve panik ortamı oluştu. Personel kaptana koştu. Kaptan, 'Burayı hemen boşaltın!' diye bağırdı. Bu sırada boşaltma işlemi sırasında insanlar panik halinde hareket etmeye başladı. Zaman baskısı vardı.”
‘Suyun İçindeyiz. Islanarak Ağırlık Kazandık’
Kunduracı, “O an dışarıyı izlerken, geri dönüş yapacağını düşündüm çünkü Girne'yi görmeye başladım. Manevra sırasında gemi yan yatmaya başladı. O esnada, bazı insanlar koridorda yakalanarak çok şanssızdılar. İçeri su dolunca birçok kişi boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Ben koridorun en üst kısmındaydım ve çıkmak için epey çaba sarfettim, su nedeniyle ağırlaşmıştık. Yanımda bir kız çocuğu vardı, 'Yardım edin' diyerek bağırıyordu. Bu sırada annesi de yanındaydı. Çıkmak oldukça güçtü. Çığlıklar yükseliyordu. Bazı insanlar arkada sıkışmış kalmıştı, bu yüzden siz çıkamazdınız. Altta kalanların durumu pek iyi değildi.” dedi.
‘Küçük Yaşta Çocukların Boğulduğuna Şahit Olduk’
Kunduracı, şu sözleri ekledi: “Bir vatandaş camı kırdı, o şekilde kaçanlar oldu. Ben de oradan çıktım. Dışarı çıktığımda, bir anne ve babayı gördüm, çocuklarının aşağıda boğulduğunu söylediler. Bir hamile kadın, panik nedeniyle düşük yaptı. Çok korkunçtu. Bir turistik tekne, kurtarma çalışması için geldi. Çoğumuz burada toplandık. Sahil Güvenlik de bir süre açıkta bekledi ama yanaşamadıkları gibi bazıları da geç kaldı. Ben de dalga yüksekliğinden dolayı belki yaklaşamadıklarını düşündüm. Sonunda bir tekne geldi ve hepimizi aldı. Bazı gençler halat çekmeye çalıştılar. Denizde yüzebilme yeterliliği olmayanları maalesef kaybettik. Hızlıca can yeleği almadıkları için çocukların boğulduğunu gördük ve maalesef bu duruma tanıklık ettik.”
‘Önceliğimiz Çocuklar Oldu’
İlk kurtarma girişimlerinden biri olan Muhammed Özçelik, “Burada su sporları işletmelerimiz var. Bundan dolayı kapalıydık, denizin durumu çok kötüydü. Bir arkadaş bu durumu görüp Sahil Güvenlik’e haber verdi. Onlar durumu değerlendirip hemen hareket ettiler. Biz de, ilk gidenler arasında yer aldık. Eriştiğimizde, herkes 'Beni alın, beni alın’ dercesine can havliyle çırpınıyordu. Öncelikle çocuklar, hamileler, kadınlar ve yaşlılar konusunda özen göstererek onları kurtarmaya çalıştık.” şeklinde aktardı.
‘Herkes Hayatını Kurtarma Derdindeydi’
Özçelik sözlerine şöyle devam etti: “Elimizden geleni yaptık ama geminin kapasitesini aştık. Bizimle birlikte 2-3 kişi daha oturuyordu. İlk tura çıkıp kurtardıklarımızı aldık. Sonrasında ikinci tura çıkınca çok sayıda kişi kalmadığını gördük. Yaklaşık 60-80 kişiyi daha kurtardık. Herkes birbirini arıyordu. Kimi eşini, kimi çocuğunu, kimi ailesini soruyordu. Bu sırada bazıları tekneye atlayıp canlarını kurtarmaya çalışıyordu. Biz bazılarını alamadık; bazıları çıkmayı başardı, bazıları ise maalesef kayboldu.” ifadelerini kullandı.
Halil Durmuş ise olarak, “Teknedeki yaşam alanlarından hayatta kalanları kurtarmak için hızlıca yardıma koştuk. Buradaki bir sorun olduğuna eminim, çünkü böyle bir durumda müdahale edilmesi gerekiyor.” diye konuştu.
‘Burada İki Kayıbımız Var’
Bazı kayıplarını arayan bir kişi, “Burada iki kişi kaybettik, Mahmut Demir ile Mustafa Demir. Sabahtan beri bu kadar çok insan perişan halde bekliyor. Acılı bir baba, kendisiyle birlikte burada başka aileler bekleyen de var. Hiç kimse ortada yok, yetkililerin ayaklarına çıkıp bir bilgi vermesi gerek.” şeklinde duygularını dile getirdi.