Erdoğan'dan Şaşırtan Hamle! İsrail Planını Nasıl Boşa Çıkardı?
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 11 Şubat tarihinde Beyaz Saray’ın Durum Odası’nda ABD Başkanı Donald Trump’a İran yönetiminin devrilmesine ilişkin bir strateji önerdi. Bu planın öne çıkan unsurlarından biri, binlerce Kürt savaşçısının ABD hava desteğiyle Irak Kürdistanı üzerinden İran’ın batısında harekete geçmesiydi.
Mossad’ın hazırladığı ve CIA ile ortaklaşa hazırlanan bu operasyonla, Kürt güçlerinin İran’a girmesi, oradaki Kürt nüfus arasında bir isyanı teşvik etmesi ve İslam Cumhuriyeti yönetiminin düşmesine yardımcı olması hedefleniyordu.
Operasyona, İranlı Kürtlerden oluşan altı farklı grup katılım sağlayacak şekilde planlandı. Savaşçıların İran’a giriş yaptıktan sonra, ülkedeki Kürt gruplara silah dağıtımında bulunmaları öngörülüyordu. Operasyonun başlangıç tarihi olarak 18 Mart belirlenmişti; ancak harekâtın gerçekleşmesi Trump’ın onayına bağlıydı.
İsrail, olası bir kara harekâtından önce Batı İran’daki hükümet binaları, askeri üsler, füzeler, polis karakolları ve askeri hedefleri hedef alan saldırılar düzenledi. Bu saldırılar, Kürt güçlerinin İran içindeki harekâtına yönelik bir koridor açılmaya çalışıldığı yorumlarına yol açtı.
Erdoğan, Washington’un planlarına itiraz etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bölgedeki silahlı Kürt güçlerinin oluşmasına karşı çıkarak Washington’dan operasyonun iptal edilmesi için baskı yapma çabası içinde bulundu.
Erdoğan’ın Trump’a, bölgede herhangi bir Kürt bağımsızlığı girişimine tahammül göstermeyeceği mesajını ilettiği bildirildi.
Ankara’nın itirazlarının arkasında, 40 yıla yakın bir süre PKK ile yürütülen mücadele ve Kürt ayrılıkçılığına dair güvenlik endişeleri yatıyordu. Türkiye, İran’daki Kürt milislerin silahlandırılmasının, doğu sınırındaki silahlı Kürt gruplarını güçlendirebileceğinden endişeli.
Körfez ülkeleri de, İran’ın etnik bir biçimde parçalanmasının bölgedeki istikrarsızlıkları artırabileceği konusunda Washington’u uyardı.
Kürt gruplarının, İran yönetimine karşı harekete geçmeden önce yalnızca askeri değil, aynı zamanda siyasi güvenceler de talep ettiği iddia edildi.
Beyaz Saray, mart ayında Kürt taarruzuna dair çıkan haberlerin ardından, ABD’nin Kürt güçlerini bu hedefle silahlandırmadığını belirtti. Planlanan operasyon ise daha sonra gerçekleştirilmedi.
Trump, Netanyahu’nun rejim değişikliği önerisini geri çevirdi
ABD’li yetkililer, Netanyahu’nun İran’da rejim değişikliği amaçlayan iddialarının bazılarının uygulanabilirliği konusunda şüpheye düştü.
CIA Direktörü John Ratcliffe’ın Trump’a yaptığı bilgilendirmenin ardından ABD Başkanı, Netanyahu’nun rejim değişikliği senaryolarını “mantıksız” olarak değerlendirdi.
Trump buna rağmen 1 Mart’ta Kürt liderlerle görüştü ve İran’ın zayıflığından yararlanabilecek bölgesel aktörlerle ilişkilerini sürdürmeye devam etti.
Operasyonun uygulanamayacak hale gelmesinin ardından, Mossad Direktörü Roman Gofman’ın, rejim değişikliği planında görev alan iki üst düzey yetkiliyi işten çıkardığı ifade edildi.
Netanyahu, rejim değişikliği seçeneğini yeniden gündeme taşıdı
Netanyahu, 28 Temmuz’da Oval Ofis’te Trump ile gerçekleştirdiği görüşmede, belirli koşullar altında İran’daki rejim değişikliğinin hala mümkün olduğunu savundu.
Trump ise savaşı sona erdirmek için yeni askeri müdahalelerden ziyade uzun vadeli ekonomik baskı yöntemini tercih ettiğini belirtti.
ABD Başkanı, İran’daki rejim değişikliğinin savaşın hedefleri arasında olmadığını vurgularken, savaşı sona erdirmenin öncelikleri arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, İran’ın bölgesel milis gruplara desteğinin kesilmesi ve İran'ın nükleer ile füze programlarının sonlandırılması bulunuyor.