Elazığ Haber Ajansı

Dizel ve Jet Yakıtı Krizi! Fatih Birol'dan Şok Açıklamalar

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (UEA) Başkanı ve Time dergisi tarafından dünya genelindeki en etkili 100 liderden biri olarak kabul edilen Fatih Birol, Bloomberg HT'de gerçekleştirdiği yayın sırasında küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler ve jeopolitik tehditler üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.

Birol, günümüzde korumacılık ve bölgesel çatışmaların gölgesinde kalan küreselleşme döneminin ardından, dünya genelinde yaşanan enerji krizinin boyutlarının altını çizdi.

Şubat ayının sonlarında patlak veren savaşın hemen ardından Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıklar neticesinde kaybolan petrol ve doğalgaz miktarının, 1973 ve 1979 yıllarındaki petrol krizlerinin yanı sıra 2022'deki Rusya-Ukrayna gaz krizi toplamından daha fazla olduğunu belirtti.

Bu durumu "dünyanın en büyük enerji krizi" olarak tanımlayan Birol, Hürmüz Boğazı ile ilgili "vazo kırıldı" ifadesini kullandı.

Hürmüz Boğazı'na duyulan güvenin sona erdiğini vurguladı

Kırılmış bir vazoyu eski haline getirmenin mümkün olmadığını vurgulayan Birol, Hürmüz Boğazı'na olan güvenin tamamen tükendiğini ifade etti.

Savaş öncesinde günlük 25 milyon varil olan geçiş hacminin, şu anda 15 milyon varile kadar düştüğünü belirten Birol, bazen bu rakamın 12 ila 17 milyon varil aralığında dalgalandığını söyledi. Piyasanın ikna edilmesi ve gemilerin yeniden bu alana yönlendirilmesi için ciddi riskler olduğunu kaydetti.

Dizel ve jet yakıtında ciddi bir uyarı

Petrol fiyatlarının şu an için 95 dolar seviyelerinde kalmasının ve henüz 100 dolara ulaşmamış olmasının nedenini açıklayan Birol, bunun arkasında savaş öncesinde bulunan büyük arz fazlası ile UEA'nın piyasaya sunduğu 400 milyon varillik stratejik stokların bulunduğunu belirtti. Ancak, bu "rahatlatıcı yastıkların" tükenmekte olduğunu vurgulayarak asıl tehlikenin ham petrol yerine rafine ürünlerde olduğunu dile getirdi.

Rusya'daki rafinelerin savaş dolayısıyla ciddi hasar gördüğünü, Çin ve Hindistan gibi büyük ihracatçıların iç pazarlarını önceleyerek ihracatı kısıtlamasının, dizel ve jet yakıtı tedarikinin kritik bir aşamaya ulaştırdığını söyledi.

Avrupa’ya Nijerya'daki Dangote rafinerisinden gelen sürpriz desteklerin de sona yaklaştığını belirten Birol, eğer sorunlar çözülmezse uçuş iptalleri, motorin kıtlığı ve tarımsal üretimde gübre yetersizliği gibi tehditlerin ortaya çıkabileceği konusunda uyardı.

Yeni ticaret anlayışı: 'Ucuz ürün' yerine 'güvenli ortak'

Küreselleşme dönemindeki "en ucuz malı bulma" anlayışının güncelliğini kaybettiğini ifade eden Birol, yeni dönemin temel ilkelerinden birinin "güven" olduğunu belirtti.

Ülkelerin artık enerji konusunu silah olarak kullanmayacak güvenilir ortaklar arayışında olduğunu ve bu sebeple daha fazla maliyet ödemeye hazır hale geldiğini dile getirdi. Birol’a göre, Rusya’dan Avrupa’ya giden doğalgaz akışı ile Hürmüz Boğazı'ndan geçen enerji hatlarının kesilmesi, küresel bir şok yaratmış durumda.

Üç jeopolitik risk gündemde

Birol, gelecekte önemli bir etkiye sahip olacak üç jeopolitik merkez olarak çözülmesi kolay görünmeyen Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki gerginlik ve ABD ile Çin arasındaki yapay zekâ ve teknoloji yarışını işaret etti.

Buna ek olarak, Tayvan krizinin de bu riskler arasında yer alabileceğini belirten Birol, ana senaryonun askeri bir çatışma değil, kritik mineraller (lityum, kobalt, bakır) ve yapay zekâ üzerinden yürütülecek ekonomik ve ticari savaşlar olduğunu ekledi.