Elazığ Haber Ajansı

Altın Fiyatlarında Şok Düşüş! Prof. Dr. Sefer Şener'in Beklentileri ve Tarih Verdiği Rota!

Haftanın son işlem gününde, altın, dolar, euro ve Brent petrol fiyatlarında önemli değişimlerin yaşandığı gözlemleniyor. Altın fiyatlarında devam eden artışın ardından yaklaşık 200 TL'lik bir düşüş meydana gelirken, döviz kurlarındaki yukarı yönlü hareketlenme ve Brent petrolün 88 dolar seviyesine yaklaşması, piyasa gündemini etkisi altına almış durumda.

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er ile gerçekleştirdiği röportajda, altın, dolar, euro ve Brent petrolle ilgili güncel verilere dair önemli tespitlerde bulundu.

Şener, altın fiyatlarının yönünü belirleyecek önemli gelişmeleri sıralayarak, önümüzdeki hafta açısından kritik seviyelere dikkat çekti.

''ALTINDA 4.400 DOLAR SEVİYELERİNE YENİDEN YAKLAŞABİLİRİZ''

Altındaki yaklaşık 200 TL'lik geri çekilme sebeplerini açıklayan Prof. Dr. Sefer Şener, bu düşüşün klasik bir kar satışından veya teknik düzeltmeden ziyade, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik gelişmelerle bağlantılı olduğunu vurguladı. Şener, önümüzdeki hafta ons altında 4.400 dolar, gram altında ise 6.750 TL seviyelerinin tekrar gündeme gelebileceği bilgisini paylaştı:

''Altında yaşanan düşüş, bu haftaki enerji fiyatlarındaki artışla ilgili. Petrol fiyatları şu anda 88 dolar civarına tırmandı. 1 Ocak ile 14 Ağustos tarihleri arasında enerji fiyatları %43 oranında arttı. Böyle bir ortamda yüksek enflasyon dünya genelinde kaçınılmaz. Son günlerde ABD ve İran'ın barış müzakereleriyle ilgili farklı açıklamaları, petrol fiyatlarını artırdı ve altın fiyatlarını bir miktar geri çekti. Ons altın bu hafta 4.420 dolara kadar çıkmıştı, ancak şu an 4.350 dolara düştü. Yani yaklaşık 70 dolarlık bir gerileme söz konusu. Gram altın da 200 TL'lik bir düşüş yaşadı. Bunun başlıca nedeni Trump'ın açıklamaları ve petrol fiyatlarının artışıdır ki, bu durum altın fiyatlarını geçici olarak olumsuz etkiledi. Bu düşüş kalıcı olmayacak. Eğer olumlu mesajlar verilirse ve petrol fiyatları aşağı yönlü hareketlenirse, ons ve gram altın fiyatlarında yeniden bir yükseliş gözlemleyeceğiz. Farklı mesajlar geliyor ama petrol fiyatları bu yıl %43 artmış olmasına rağmen, altın hala güçlü kalmaya devam ediyor. 4.350 seviyeleri makul. Tarihi zirveler 5.400 dolardı ve şu anki fiyatlar tarihi zirveden 1.000-1.100 dolar kadar düşük seviyelerde. Altın fiyatlarının bu seviyelerde baskı altında olmasının sebebi, savaş koşulları ve petrol fiyatlarının yüksekliği. Gelecek hafta tekrar olumlu mesajlar geldiğinde, altında 4.400 dolar seviyelerini görebiliriz. Gram altında ise 6.750 TL seviyelerinin aşılması mümkün. Altındaki bu hareketlenmeler kar satışından veya teknik düzeltmeden kaynaklanmıyor. Trump'ın olumsuz mesajları ve petrol fiyatlarının artışı gram altında 200 TL'lik düşüşe neden oldu. Önümüzdeki hafta pozitif bir gelişme olduğu anda, bu hareketlenmeler kaldığı yerden devam edecektir. Burada barış görüşmelerinin seyrinin yanı sıra petrol fiyatlarının durumu kritik. Eylül ayı, FED'den beklenen açıklamalar açısından da önemli bir ay olacak. Faiz indirimi olmasa dahi, bu yönde bir mesaj verilmesi durumunda altın fiyatları ons altında 4.500 dolara, gram altın ise 7.000 TL'ye doğru yükselebilir.''

''DOLAR VE EURODA KISA VADEDE BÜYÜK DEĞİŞİKLİK OLMAZ''

Dolar ve euroda beklenen yükselişin kısa dönemde belirgin bir değişiklik göstermeyeceğini ifade eden Şener, Türkiye'deki dezenflasyon sürecinin, döviz kurlarının seyri üzerindeki belirleyici rolünü vurguladı. Merkez Bankası'nın piyasa katılımcıları anketindeki yıl sonu hedeflerine de dikkat çeken Şener, şu şekilde değerlendirdi:

''Dolar ve euro, özellikle son iki yıl boyunca dezenflasyon süreci nedeniyle enflasyona paralel oranlarda artış gösteriyor. Kontrol altında bir dolar ve euro seviyesi mevcut. Bu düzenli süreç, dezenflasyon devam ettiği sürece devam edecek gibi görünüyor. Yıl sonuna doğru ise Merkez Bankası'nın anketlerinde, dolar için 51 liralık hedefler öngörülüyor. Bu, piyasa katılımcılarının 51 lira civarında bir beklentisi olduğu anlamına geliyor. Dolayısıyla, her ay enflasyona yakın oranlarda dolar ve euro'nun Türk lirası karşısında değer kaybetmesini beklemek gerekiyor. Aşırı bir yükseliş beklemek yanıltıcı olacaktır. Örneğin, enflasyon oranı 1,5 çıkarsa, kur artışı da 1,10-20 civarında olacaktır. Yani son iki yılda karşılaştığımız durum, enflasyona yakın bir kur artışıyla devam ediyor. Kısa vadede bu durumun değişmesi pek mümkün görünmüyor.''

BRENT PETROLDE 100 DOLAR BEKLENTİSİ ZAYIFLADI

Petrol fiyatlarındaki artışın, altın başta olmak üzere küresel piyasalarda önemli baskılar oluşturduğunu belirten Şener, Brent petrolün 100 dolar ve üzeri seviyelerinin mevcut arz-talep dengesi gereği sağlam bir senaryo olmadığını aktardı.

Şener, petrol fiyatlarının yönünün barış mesajları ve jeopolitik riskler tarafından belirleneceğini, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki durumların yakın takibe alınması gerektiğini ifade etti:

''Bu yılın başından itibaren enerji fiyatları %43 arttı. Ham petrol, savaşın başladığı tarihte 63 dolardı ve şimdi 83 dolara yükseldi. Yıllık bazda %30'luk bir değişim yaşandı. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, tamamen barış durumuna dair gelen mesajlarla alakalı. Jeopolitik çerçevede Hürmüz Boğazı'nın kapanması ya da açılması da önemli bir etmen. Ancak, arz ve talep arasında büyük dengesizlikler görünmüyor. Dolayısıyla, 100 veya 130 dolarlık fiyat artışlarını beklemek gerçekçi değil. Buradaki fiyatlamalar, cephanelik riskler ve verilen mesajlarla şekilleniyor. Hürmüz bölgesi, dünya petrol ticaretinin %20'sinin yapıldığı bir alan. Arz ve talep dengesizliğinin artmasını beklemek pek olası değil. Ani yükselişlerin gerçekleşmesi de beklenmiyor. Ancak, 100 doların üstündeki senaryoları da tamamen göz ardı etmemek lazım. Barış mesajlarının artması durumunda, petrol fiyatları önceden 63 dolara geri çekilecektir. Brent petrol bir süre için 67 dolarlık seviyelere düşebilir, en azından 80 dolarda kalacaktır. Eğer petrol fiyatları 80 doların altında kalırsa, arz-talep dengesinin fiyatları baskı altında tutacağı bir risk görünmüyor. Ancak, 80 doların üzerinde kalırsa, hem arz-talep hem de fiyatlarda risk yaşanabilir.''