AfD Zaferiyle Türk Esnaflar Tedirgin: Dükkanlarını Kapatma Planları Var!
Saksonya-Anhalt eyaletinde aşırı sağ olarak değerlendiren Almanya için Alternatif (AfD) partisinin, bölgedeki son seçimde oyların neredeyse yarısını kazanması, ülke genelinde siyasi ve toplumsal duruma dair kaygıları artırdı.
Seçimlerin ardından gerçekleştirilen bir anket, Almanların yaklaşık %66'sının sonuçlardan endişe duyduğunu göstermekte.
Göçmenler karşıtı bir tutum sergileyen ve sıkça ırkçı söylemlerle gündeme gelen AfD'nin yükselişi, Almanya'da yaşayan Türk toplumu arasında da kaygılara neden oluyor.
Türk Esnaf Arasında Endişe Hâkim
Almanya Türk Toplumu (TGD) Eş Başkanı Gökay Sofuoğlu, DW Türkçe'den Burak Ünveren ve Sinem Özdemir’e yaptığı açıklamada, seçim öncesi bölgedeki Türkiye kökenlilerle bir araya geldiklerini belirtti ve bu görüşmelerden edindiği izlenimleri paylaştı.
Pazar günü AfD'nin zaferini duyurmasının ardından esnafın korkularının daha da arttığını ifade eden Sofuoğlu, şu sözleri aktardı:
"AfD'nin başarısının ardından bazı esnaf, önce Saksonya-Anhalt'ı, ardından da Almanya'yı terk etme düşüncesi içine girmişti. Bu tür düşünceler ilk etapta duygusal tepkiler olarak değerlendirilebilir. Sonuç olarak insanların iş yerlerini kapatarak aniden gitmesi kolay değil. Bazılarıyla tekrar görüşme fırsatımız oldu. Beklentileri var; hükümetin kurulmasını gözlemliyorlar."
Saksonya-Anhalt'taki Türklerin AfD'nin yükselişini "Almanya'nın genelinde bir sorun olarak algılamaya başladıklarını" belirten Sofuoğlu, "Bu durum bir yanıyla olumlu. Çünkü durumu sadece Türkler ve göçmenler açısından değil, Almanya demokrasisi ekseninde değerlendirmek önemli. Almanya'nın istikrarı, geleceği açısından kritik bir konu." dedi.
AfD'nin göçmenler üzerinden politikalar üretse de esas amacının Almanya'nın anayasası ve demokrasi olduğunu savunan Sofuoğlu, "Almanya'daki Türkler veya Türkiye kökenlilerin en büyük sorunlarından biri olan olaylara sadece kendi penceremizden bakmamız. AfD'nin yükselmesi bizleri etkileyebilir, fakat bu genel olarak antidemokratik bir gelişmedir. Buna karşı da tüm demokrasi yanlılarıyla birlikte mücadele etmemiz gerekmektedir." şeklinde konuştu.
Almanya'daki Türk toplumu arasında bir korkunun varlığını belirten Sofuoğlu, korkunun boyutunu şöyle anlattı:
"Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütünün gerçekleştirildiği benzer saldırıların artmasından endişe duyulmakta; bunun arka planındaki sebeplerin araştırılmayacağına dair bir kaygı söz konusu."
Sofuoğlu, ayrıca pazartesi günü yapılan basın toplantısının ardından tehdit mektupları aldıklarını da belirtti. Açıklamada, AfD'nin başarısının, aşırı sağcılar tarafından "düşman" olarak tanımlanan göçmenler, Müslümanlar, Yahudiler ve LGBTİ+ bireyleri için kaygı verici olduğu vurgulanmış ve "Artık sabah sokağa çıkarken güvende olup olmadıklarını, çocuklarının korkusuzca okula gidip gidemeyeceklerini, bu eyalette yaşamaya devam edip edemeyeceklerini düşünüyorlar." ifadelerine yer verilmiştir.
“AfD, Almanya'nın Gerçeği Olmaya Devam Ediyor”
Hukukçu ve sivil toplum aktivisti Alaz Sümer, dokuz yıl önce öğrenim amacıyla Almanya'ya gelen bir akademisyendir. Doktora adayı olan Sümer, tezinde sağ radikal partileri incelemekte ve göçmenlere yurtdışında alınan diplomaların denklik süreçleri hakkında danışmanlık yapmaktadır.
AfD'nin seçim sonuçlarının kendisini kaygılandırdığına dikkat çeken Sümer, "Kaygıya kapılmayı bir çözüm olarak görmüyorum. Sebeplerine dair derinlemesine düşünmek gerektiğine inanıyorum. Mevcut siyasi partilerin, AfD'yi güçlendiren sorunların üzerinde yeterince durmadıklarını düşünüyorum." şeklinde değerlendirme yaptı. Rusya-Ukrayna savaşı, ekonomik kriz ve sosyal devletin son yıllarda maruz kaldığı hasarların altını çizen Sümer, "'AfD kötü, AfD tehlikeli' diyerek durumu özetlemek oldukça basit. Bu sorunları zaten biliyoruz." ifadeleriyle sözlerine devam etti.
“Almanya’daki Siyasi Gelişmeler Sonrası Yaşanabilecekler”
Almanya'nın doğusunda bulunan Leipzig şehrine 12 yıl önce öğrenci olarak gelen ve Saksonya-Anhalt sınırının sadece 20 kilometre ötesinde uzun süre yaşamış olan Irmak Boztürk, "AfD'nin zaferi elbette endişe verici fakat bu sonuç sürpriz değildi" diyor.
Kendi isteği üzerine ismini değiştirdiğimiz Boztürk, "Aşırı sağcıların yüksek oy alacağı ve seçimlerde birinci parti olarak çıkacağı belliydi. Ancak hükümetin halktan uzaklaşan politikaları da bu duruma zemin hazırlamıştır." şeklinde görüşlerini paylaşıyor.
Boztürk, aşırı sağın başarısının Almanya'nın ekonomik ihtiyaçlarını değiştirmeyeceğini de ifade ederek, şunları belirtti:
"Hükümet değişikliği, işçi ve genç nüfus ihtiyacını etkilemeyecek, özellikle yaşlı nüfus oranı yüksek Saksonya-Anhalt gibi bölgelerde. Belki oturum izni almak gibi bürokratik süreçler zorlaşabilir, ayrıca günlük hayatta daha fazla ırkçılık olaylarıyla karşılaşılabilir. Fakat şu an sadece birkaç nispeten küçük eyaletten bahsediyoruz. Almanya'nın geneli üzerine yansımaları, Başbakan Friedrich Merz'in CDU'yu AfD'leştirme politikası ile belirlenecek."
Sümer ise AfD ile mücadelede dikkatli olunması gerektiğine vurgu yaparak, "AfD, sağ radikal bir siyasi parti ve artık Almanya'nın gerçeği." diyerek, kapatma çabalarının ve AfD karşıtı gösterilerin partiyi güçlendirdiğini düşünüyor. Eğer parti kapatılırsa yeni bir oluşum oluşacak ve aşırı sağ unsurlar yer altı örgütlerine katılacaktır, bu da "Almanya'nın göçmenler için daha da yaşanmaz bir yer haline geleceğine" inanmaktadır. Sümer, AfD seçmenleriyle diyalog kurulması ve sorunlarının anlaşılması gerektiğini savunuyor.
Anlaşılması gereken bir başka gerçek de Almanya'daki ırkçılık sorununun, AfD'den daha köklü olduğu. "Almanya'daki göçmenlerin karşılaştıkları zorluklar, sadece AfD ile sınırlı değil." diyen Sümer, Almanya'daki ırkçılık tehlikesinin en büyük göstergesinin AfD olduğu görüşündedir.
Saksonya-Anhalt Eyaletinde Türk Nüfusu Ne Kadar?
Almanya'nın doğusunda bulunan Saksonya-Anhalt eyaletinde, ülkenin batı, kuzey ve güney bölgelerine nazaran daha az sayıda yabancı ve Türkiye kökenli insan yaşamaktadır.
Federal İstatistik Kurumu verilere göre, 2025 itibarıyla 2 milyonluk nüfusa sahip Saksonya-Anhalt eyaletinde yaklaşık olarak 249 bin göçmen kökenli birey bulunmaktadır.
Bu yüzde 12’lik göçmen oranı, örneğin Kuzey Ren-Vestfalya’da (%36) ve Bavyera’da (%32) ile karşılaştırıldığında oldukça düşük kalmaktadır.
Resmi verilere göre 2025 yılı sonu itibarıyla eyalette yaşayan Türkiye kökenli nüfusun, yaklaşık 6 bin 120 civarında olduğu belirtilmektedir.
Almanya genelinde ise Türkiye kökenli nüfusun, çeşitli kaynaklarda 3 ila 4 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir.