Adnan Dalgakıran'dan İSO'ya Yeni Sanayi Vizyonu: 8 Adımda Geleceğe Yol Haritası!
İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Adayı Adnan Dalgakıran, iş dünyasının önde gelen sanayicileri, sayısız dernek ve ihracatçı birliklerinin başkanları ile İSO Meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş ölçekli bir toplantıda adaylığını duyurdu. 150’den fazla katılımcının bulunduğu bu etkinlikte, Dalgakıran İSO’nun yeni dönem vizyonunu kamuoyunun bilgisine sundu. Türk sanayisinin mevcut durumda yüksek maliyetler, finansmana erişim sıkıntıları, daralan talep ve atıl kapasite ile mücadele ettiğini belirten Dalgakıran, ayrıca teknolojik gelişmeler, yapay zekâ, yeşil dönüşüm ve küresel ticaretteki değişimlere de dikkat çekti. Yeni dönemde İSO'nun bu değişimlere uyum sağlaması gerektiğinin altını çizdi. Dalgakıran, sanayicilerin günümüzde yalnızca üretim yapmalarının yetersiz olduğunu vurgulayarak, satıştan finansmana, kârlılıktan kapasite kullanımına, rekabetten pazarlamaya kadar pek çok bağlı sorunun yeni bir perspektifle ele alınması gerektiğini ifade etti. Gelecek dönemde başarılı olmanın, yalnızca “ne üretildiği” ile değil; nasıl üretildiği, rekabetin nasıl yapıldığı ve ürünlerin hangi pazarlara ulaşılacağı ile belirleneceğini belirtti.
İSO’YU SANAYİCİLERİN GÜCÜNÜ ARTIRAN BİR KURUM HALİNE GETİRECEĞİZ
Dalgakıran, uluslararası düzeyde teknoloji, ticaret, enerji ve rekabet kurallarının yeniden şekillendiğini söyleyerek, İSO’nun bu değişim sürecini takip eden değil, sanayicileri bu değişimlere proaktif bir şekilde hazırlayan bir yapı olması gerektiğini dile getirdi. “İSO'yu sanayicinin en güçlü destekçisi yapma hedefindeyiz. Sanayicimizin yaşamış olduğu sorunları gözlemliyoruz. Satışlar azaldığında üretim duraksıyor, finansman maliyetleri yükseldiğinde yatırımlar kısıtlanıyor, maliyetlerin ve fiyatların dengesizliği kârlılığı tehdit ediyor, atıl kapasite sermayeyi aşındırıyor. Artan maliyetler rekabet gücümüzü zayıflatırken, doğru hedef kitleye ulaşamayan ve gereğince tanıtılamayan ürünler değer kaybediyor. Bu durum, İSO’nun yalnızca mevcut sorunlara değil, gelecekteki zorluklara da yanıt vermesi gerektiğini ortaya koyuyor.” ifadelerini kullandı.
PROBLEMLERİ GÖRÜP HAREKETE GEÇEN BİR İSO YARATACAĞIZ
Yeni dönem hedeflerinin merkezinde 'önceden tespit eden ve proaktif yaklaşımı benimseyen İSO' felsefesinin bulunduğunu belirten Dalgakıran, Oda'nın etkisinin, üyeleriyle kurduğu iletişim ve elde ettiği sonuçlarla değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Dalgakıran, “Biz, sorunlar ortaya çıktıktan sonra konuşan değil; sorunları daha doğmadan öngörüp çözümler üreten bir İSO vizyonu belirliyoruz. Her sorunu tartışmaya açan, veriye dayalı olarak sanayicinin gelecekteki kararları için yönlendirme yapan, sanayicinin her meseleyi Ankara’da takip eden, küresel riskler ve fırsatları zamanında üyesiyle paylaşan bir yapı oluşturacağız. İSO, sanayicinin yol arkadaşı ve çözüm ortağı olacaktır.” şeklinde konuştu.
‘SEÇİM SONRASI BİR ARAYA GELECEĞİZ’
Dalgakıran’ın sunduğu programın ilk maddesi 'Birlik' oldu. Seçim sürecindeki farklılıkların sona ermesi gerektiğini ifade eden Dalgakıran, İSO içinde yönetim, meclis ve üyeler arasındaki mesafeyi azaltacaklarını vurguladı. "Seçim döneminde rakip olabiliriz; ama üretimde hepimiz aynı amaç için çalışıyoruz." diyen Dalgakıran, yeni dönemde daha fazla iletişim, istişare ve ortak akıl arayışında olacaklarını belirtti.
Karar alma süreçlerinin meclis, meslek komiteleri, sektör temsilcileri ve üyelerin katılımıyla şekilleneceğini açıklayan Dalgakıran, "Farklı bakış açılarını üretim ortak paydasında buluşturacağız. Kararlarımızı güncel verilere dayalı, uluslararası kıyaslamalar ve sahadan gelen bilgilerle alacağız. Her sorun için bir sorumlu ve bir zaman çizelgesi belirleyecek, sonuçlarını düzenli olarak takip edeceğiz. İSO’da ortak aklı gerçek anlamda karar alma mekanizmasının merkezine taşıyacağız." diye ekledi.
TÜRKİYE’NİN YENİ SANAYİ GÖRÜŞÜ İÇİN ‘SANAYİ RADARI’
Yeni dönemin ikinci önemli unsuru, "Akıl" konusu olacak. Dalgakıran, veriye dayalı, dünyayı sürekli izleyen ve geleceği öngören bir sanayi aklı oluşturma hedefinde olduklarını belirtti. Bu amaçla uluslararası iş birlikleri ile 'Sanayi Strateji ve Rekabetçilik Merkezi' kurulacağını açıklayan Dalgakıran, dünyadaki teknolojik ve ekonomik dönüşümü sürekli takip edecek bir ‘Sanayi Radarı’ projesini de hayata geçirmeyi planladıklarını açıkladı.
Dalgakıran, "Silikon Vadisi’nden Shenzhen’a, Seul’den Avrupa’ya kadar sanayiyi etkileyen gelişmeleri 24 saat boyunca izleyerek sanayicimize ulaştıracağız. Sanayicimiz, rakiplerinden önce gelişmeleri fark edecek. İSO, yalnızca mevcut durumu değerlendiren değil, geleceği analiz ederek üyelerini hazırlayan bir kuruluş olacak." dedi. Ayrıca, Türkiye'nin sanayi gücünün ve makine parkının haritasının çıkarılması, atıl kapasitenin etkin şekilde kullanılması ve gereksiz kapasite oluşumunun önlenmesi hedeflendiğini de sözlerine ekledi.
REKABETİN YENİ DÖNEMİ İSO’NUN GÜNDEMİNE DAHİL OLACAK
Dalgakıran’ın açıkladığı programın en önemli maddelerinden biri, sanayicilerin rekabet gücünü artırma hedefi oldu. ‘Sanayi Benchmark ve Rekabetçilik Platformu’ ile rekabetin yeni unsurlarını ölçmeyi amaçladıklarını belirten Dalgakıran, kaliteli üretim ve adil rekabeti sağlamak için piyasa gözetimi, denetim ve test laboratuvarlarını güçlendirmeleri gerektiğini ifade etti. Küresel ticarette artan korumacılığa ve Çin kaynaklı rekabet baskısına dikkat çekerek, "Dünya ticaretinin kuralları hızla değişiyor. Çin’in baskısına ve yeni ticaret düzenine karşı stratejiler geliştirmeliyiz." dedi.
‘YAPAY ZEKAYI VERİMLİLİK ARACI HALİNE GETİRECEĞİZ’
Dalgakıran, yeni dönem programında teknolojik ve yeşil dönüşüm konusunu ayrı bir stratejik başlık altında ele aldıklarını belirterek, yapay zekânın sanayi için yalnızca bir tartışma konusu olmaktan çıkarılıp, doğrudan verimlilik sağlayan bir araç haline dönüşmesi gerektiğini vurguladı. “Yapay zekâyı fabrikaların verimlilik aracı olarak kullanacağız.” diyen Dalgakıran, teknolojinin üretim planlama, kalite kontrol, bakım, enerji yönetimi, tedarik ve satış süreçlerindeki somut kazanımlara odaklanacaklarını da kaydetti. Yeşil dönüşümü yalnızca bir yükümlülük olarak değil, rekabet avantajı olarak değerlendirerek enerji verimliliği, karbon yönetimi, temiz üretim ve yeşil finansman konularında sanayicilere destek olmanın hedeflendiğini söyledi. Nitelikli insan kaynağı noktasında ise mavi yakalı çalışanlardan teknisyenlere, mühendislerden veri uzmanlarına kadar sanayinin ihtiyaç duyduğu elamanları eğitip istihdam edecek programlar geliştireceklerini aktardı.
MARKALAŞMA VE YERİNDE ÜRETİM YAKLAŞIMI
Programın 'Pazar' başlığında sanayicilere yeni müşteri, yeni pazar ve yeni büyüme alanları sağlanması hedefleniyor. Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Kafkasya ve Orta Asya’nın kavşağındaki konumunun sanayi açısından daha etkin değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Dalgakıran, bu avantajın güvenilir üretim, yakın tedarik ve bölgesel iş birlikleri ile ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Dalgakıran, "Jeostratejik konumumuzu siparişlere ve yatırımlara çevireceğiz. Sanayicimizin yalnızca Türkiye’de değil, dünya genelinde de büyümesine katkı sağlayacağız. Markalaşma, şirket satın alma, yerinde üretim ve dağıtım ağları konusunda Türk tedarikçilere açık bir yaklaşım geliştireceğiz." diye ekledi.
SANAYİCİLER İÇİN ‘FİNANSMAN VE DÖNÜŞÜM MASASI’ KURULACAK
Dalgakıran, finansmana erişimin sanayicilerin en büyük sorunlarından biri olduğunu belirterek, yeni dönemde İSO bünyesinde 'Sanayi Finansmanı ve Dönüşüm Masası' oluşturmayı amaçladıklarını duyurdu. Uluslararası bankalar, ihracat kredi kuruluşları ve kalkınma finansmanı kurumlarıyla sanayicileri daha güçlü bir şekilde bir araya getireceklerini ifade eden Dalgakıran, "Sanayicimizi finansman konusunda asla yalnız bırakmayacağız. Türkiye’deki imkânlarla sınırlı kalmayacağız; küresel finansman fırsatlarına erişim noktasında da sanayicilerimize rehberlik edeceğiz." dedi.
‘ANKARA’DA SANAYİCİLERİN SORUNUNU SONUNA KADAR İZLEYECEĞİZ’
Dalgakıran, İSO’nun kamu ile ilişkilerinde daha sonuç odaklı bir model geliştirmeyi planladıklarını belirterek, yeni nesil sanayi planlaması için kamu ile işbirliği yapacaklarını söyledi. Bu amaçla 'İSO Ankara Sanayi Destek ve Kamu İlişkileri' biriminin kurulacağını anlatan Dalgakıran, sanayicilerin sorunlarının yalnızca ilgili makamlara duyurulmasının yeterli olmadığını, konuların sonuç alana kadar takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Dalgakıran, "Doğru projeler ve önerilerle karar mekanizmasındaki yerimizi güçlendireceğiz. Ankara’da sanayicinin sorununu sonuna kadar inceleyeceğiz. Üretimi ve yatırımları ekonomi gündeminin merkezine alarak, sanayinin milli gelirden aldığı payın artmasını ve yatırımların hızlanmasını sağlamak için güçlü bir gündem oluşturacağız." ifadelerini kullandı.
‘İSO, TÜRK SANAYİSİNİN ORTAK EVİ OLACAK’
Dalgakıran, yeni dönem vizyonunun 'Güç' başlığında İSO’nun sanayicinin deneyimini, sözü ve itibarını güçlendiren ortak bir platform haline getirilmesi hedeflendiğini ifade etti. Federasyonların, konfederasyonların, sektörel derneklerin ve düşünce kuruluşlarının İSO bünyesinde daha güçlü bir şekilde buluşması gerektiğini vurgulayan Dalgakıran, bu doğrultuda 'Yüksek İstişare Konseyi' oluşturacaklarını açıkladı. Konsey aracılığıyla sanayi tecrübesi, kamu birikimi ve yeni neslin bir arada olacaklarına değinen Dalgakıran, "İSO, Türk sanayisinin ortak evi olacak. Sanayicimizin yıllar içinde oluşturduğu büyük bilgi ve deneyim birikimi var. Bu birikimi, yeni neslin dinamizmiyle ve kamu tecrübesiyle buluşturmak istiyoruz. Türkiye’nin sanayide gerçek bir sıçrama yapması, ancak ortak akılla mümkün." dedi.
BİRLEŞTİREN VE DİNLEYEN BİR İSO HEDEFİMİZ
Dalgakıran, duyurdukları vizyonun yalnızca bir hedefler dizisi olmadığını vurguladı. Yeni dönemde performansın ölçülebilir sonuçlarla değerlendirileceğini dile getirdi. "Her hedefin bir sorumlusu, bir zaman planı ve ölçülebilir çıktıları olacak. Sonuçlarımızı düzenli olarak üyelerimizle paylaşacağız. Başarımızı, sanayicimiz için ürettiğimiz sonuçlarla ölçeceğiz." şeklinde konuştu. İSO’nun nasıl bir yapı olmasını hedeflediklerini de anlatan Dalgakıran; birleştiren, dinleyen, veri odaklı kararlar alan, dünyayı takip eden, sanayicisinin yanında olan, kamu ile çözüm üreten, gençleri üretime teşvik eden ve sanayi politikalarına yön veren bir Oda anlayışını savunduklarını belirtmiştir. Dalgakıran son sözlerinde, "Bu hedefleri birlikte oluşturduk. İSO’nun gerçek gücü, sadece binasında ya da makamlarında değil; sanayicisinin deneyiminde, üretme arzusunda ve ortak aklındadır. Yeni dönemde bu potansiyeli yeniden hareketlendirmek istiyoruz. Birleştiren, dinleyen, dünyayı izleyen, veri odaklı kararlar alan ve çözüm üreten bir İSO için harekete geçiyoruz." diye ifade etti.