ABD Teknoloji Hisselerinde Tehlike Çanları Çalıyor! Fırtına Geliyor!
Avrupa Merkez Bankası'nın ekonomistleri, yapay zekâ yatırımlarının beklentileri karşılaması durumunda bile ABD teknoloji hisserinde keskin bir düzeltmenin kaçınılmaz olduğu konusunda uyarıda bulundu.
Euro Bölgesi'ndeki yatırımcıların, ABD'nin teknoloji devleri bünyesinde bulunan milyarlarca euroluk yatırımları dikkate alındığında, Wall Street'te meydana gelebilecek olası bir sarsıntının Avrupa'da ciddi bir finansal istikrar krizi yaratabileceği ifade ediliyor.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) ekonomistleri, yapay zekâ alanındaki yatırımların yatırımcıların beklentilerini karşılamasına rağmen, ABD teknoloji hisserinde bir düzeltmenin muhtemel olduğunu vurguluyor. Bu durumun Euro Bölgesi’nin finansal istikrarını doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor.
Mevcut değerlemelerin rasyonel temellere dayandığına dikkat çekilse de, yine de piyasada önemli geri çekilme olasılığı mevcut.
Euro Bölgesi'nde 440 milyar Euro'luk kırılganlık
Euro Bölgesi’ndeki hanelerin büyük bir kısmı, fonlar aracılığıyla ABD teknoloji hisserine yaklaşık 440 milyar euro yatırım yapmış durumda.
Ayrıca bölgede yer alan sigorta şirketleri ve emeklilik fonları, "Muhteşem Yedili" olarak tanımlanan küresel teknoloji devlerine önemli miktarda sermaye aktarmaya devam ediyor.
ABD ve Euro Bölgesi borsa piyasalarının tarihsel olarak yüksek bir korelasyona sahip olması, Wall Street'te yaşanabilecek güçlü bir düşüş karşısında Avrupalı yatırımcıları son derece savunmasız hale getiriyor.
Piyasa ağırlıklı Nasdaq 100 endeksi geçtiğimiz ay yoğun bir satış baskısıyla karşılaşmış, ardından toparlanarak rekor seviyelere yaklaşmayı başarmıştı.
Dot-Com ve demiryolu çılgınlığı ile benzer sinyaller
Mevcut yapay zekâ yatırım dalgası, 19. yüzyıldaki demiryolu yatırımları, 1920’lerde elektrik ve radyonun yaygınlaşması ile 2000’lerin başındaki dot-com dönemine benzerlikler taşıyor.
Dönüştürücü teknolojilere yönelen şirketlerin değerlemeleri, tarihsel süreçte ilk başta güçlü bir artış gösterdikten sonra sert düşüşler yaşamıştır.
Yeni teknolojilerin ekonomik etkilerinin başlangıçtaki belirsizliği, Nvidia gibi öncü firmaların yatırımcılar için yüksek kazanç potansiyeli yanında büyük kayıp riskleri içermesine neden oluyor. Bu durum, "opsiyon değeri" olarak adlandırılan bir durumu yaratıyor ve şirketlerin fiyat/kazanç oranlarını yükseltiyor.
Risk ekonominin tamamına yayılabilir
Teknoloji başarılı oldukça ve ekonominin geneline yayıldıkça, bu durumun riskleri yalnızca belirli bir firmaya özgü olmaktan çıkarak, tüm ekonomiyi kapsar bir hale geliyor. Bu aşamada ortaya çıkan bir sorun, birkaç firmayı değil, bütün sistemi olumsuz etkiliyor.
Ekonominin genelinde oluşan bu sistemik risk, çeşitlendirme yoluyla bertaraf edilemediği için yatırımcılar daha yüksek bir risk primi talep etmeye başlıyor.
Artan risk primleri, yapay zekâ firmalarının kârları devam etse bile hisse değerlemelerinin düşmesine yol açabiliyor. Dolayısıyla, yapay zekânın operasyonel başarısı, teknoloji hisselerinde sürekli bir artışın garantisi olmuyor.
İyimserlik balonu düşüşü derinleştirebilir
Piyasadaki aşırı özgüven ve iyimserlik, teknoloji hisselerini gerçek değerlerinin çok üstüne çıkarabilir. Yatırımcı güveninin sarsılması durumunda yaşanacak geri çekilme, yalnızca rasyonel risk primi düzenlemeleriyle oluşabilecek düzeltmelerden çok daha sert olabilir.
Ancak, olası bir düzeltmenin teknoloji hisselerinin uzun vadede daha yüksek seviyelere ulaşmasının önünde bir engel oluşturmayacağı düşünülüyor. Yapay zekâ yeterince dönüştürücü bir aşamaya geldiğinde, hisse değerlemeleri düzeltme sonrasında yeniden yükselerek mevcut seviyeleri aşabilir. Ancak yapay zekâ yatırım döngüsünün şu anda hangi aşamada olduğu tahmin edilemediğinden, teknoloji odaklı yükseliş ve çöküş dönemlerinin boyutu geriye dönük olarak ancak kesinleştirilebiliyor.